Fizik Yasaları Bir Yerlerde Kayıtlı Değilse, Bilgileri Kaybolur

Sevgili okurlar, hepinize mutlu, huzurlu yıllar diliyorum. Bildiğiniz gibi ben “Varoluş” isimli soyut resim serisi hazırlıyorum. Geçtiğimiz haftalarda “Fizik Yasaları” konulu ikinci resmimi tamamladım. Konuyla ilgili çok güzel bir gelişme oldu. Dünya’nın saygın fizikçilerinden Carlo Rovelli’den beni destekleyen bir cevap aldım. Eserimin imajını ve gelişimi sizinle paylaşıyorum.

Fizik yasaları

Paul Klee’nin “Sanat, görünmeyeni görülür kılmaktır.” dediği gibi evrenin en soyut unsuru olan “Fizik Yasalarını” konu ettim. Zira evren, biz, soyut-somut var olan, var kabul edilen her şey fizik yasaları tarafından oluşturulmuştur. Ancak bu yasaların kendisi nerede, nasıl, dahası neden var olduğu bilinmiyor. Bundan dolayı yasalar için evrenin en soyut unsuru dedim. Zira bilindiği gibi uzay, zaman yani evren fizik yasaları ile başladı. Dolayısıyla doğadaki tüm olgular yasaların tanzim ettiği ve kontrolünde meydana gelebilen sonuçlardır. Bu bağlamda, rastlantısal ya da belirsiz olarak tanımlanan veya bilinen olayların hiçbirisi yasaların kontrolü dışında değildir. Big Bang dahil her olay kendileriyle ilgili yasaların izin verdiği sınırlar dahilinde olabilmektedir.

Bu resim böylesi çok hassas bir içeriği konu ediyordu. Ben de resmin imajını ve ana fikrini özellikle zaman konusunda dünyanın önde gelen fizikçilerinden Profesör Carlo Rovelli’ye gönderdim. Önce ona yazdığım mesajın Türkçesini vereyim:

“Ben bilime yoğun ilgisi olan, daima okuyup araştıran bir sanatçıyım. ‘Varoluş’ isimli bir soyut resim serisi hazırlıyorum. Bu bağlamda evrenin en soyut unsuru olan ‘Fizik yasaları’ temalı bir resim yaptım. Size imajını gönderdim. Çok yoğun olduğunuzu biliyorum ama izninizle size bir sorum olacak, umarım vaktiniz olur. 

‘Fizik yasaları gibi yapılandırıcı, düzen verici özelliği olan şeylerin, bu özelliklerinin bilgisinin bir şekilde kayıtlı olduğu, muhafaza edildiği bir unsur bir kaynak olmalıdır. Aktif ve sürekli değişen evrendeki gelişimi kontrol etmek için hafıza ve de bilgi işleyecek akıllı işlemci gibi bir yetiye sahip olmalıdır.’ diye düşünüyorum yanılıyor muyum? Lütfen beni bilgilendirirseniz çok sevinirim. Saygılarımla.’

Prof. Rovelli’den bir saat sonra kısa ama beni çok memnun eden bir cevap aldım. Şimdi bu cevabın İngilizcesini ve çevirisini vereyim:

“Yes, in a sense yes. At least if we want to have knowledge of them…  Otherwise the knowledge gets lost….”

C:

“Evet, bir bakıma öyle.  En azından onlar hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsak… Aksi takdirde bilgi ortadan kaybolur.”

Prof. Rovelli, benim fizik yasalarının bir şekilde kayıtlı olması fikrimi onaylamış ve “Aksi takdirde bilgi ortadan kaybolur.” diyerek durumu özetlemiş. Ben bu konuları “Sanat manifestosu” başlığıyla ayrıntılı bir şekilde yazıyorum. Burada kısaca hatırlatayım:

Mantıken matematiksel özelliği olup böylesi yapılandırıcı unsurların, kendilerine ilişkin öz bilginin bizim bilemediğimiz bir şekilde de olsa, kayıtlı, muhafaza ediliyor olması gerekir diye düşünülür. Öyle değil mi? Ancak sorun şu ki, bilime göre fizik yasaları (Doğa yasaları) nesneden yani evrenden bağımsızdır. Dolayısıyla yaklaşık on dört milyar yıldır tüm varoluşu başlatıp sürdüren bu yasalar, evrenin neresinden bu işleri kotardığıyla ilgili bir bilgi yok. Sonuç olarak doğa yasalarının nasıl var olduğunu geçtik, nerede muhafaza edildiğiyle ilgili de bilgi yok. 

Sizin anlayacağınız fizik yasaları, bizim soyut, somut düşünce inanç ve duygularımız dahil evrende olan biten her şeyin sorumlusu ama kendisi bu evrene dahil değil. Bu yüzden evrenin en soyut kavramı dedim.

Instagram

X

Facebook

Linkedln

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x